10 Eylül 2026

Girne’deki gemi faciasında kritik soru: Hukuken kim sorumlu?

0
haber-gorseli-1788248471783

Girne’den 259 yolcu ve 8 mürettebatla yola çıkan FiloJet’e ait geminin limandan ayrıldıktan kısa süre sonra su alarak alabora oldu. 8 kişinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin ise kaybolduğu facianın ardından geminin sefere elverişli olup olmadığı, hava koşullarının dikkate alınıp alınmadığı ve tahliye sürecinin nasıl yönetildiği soruları tartışma yarattı. Deniz hukukçusu Doç. Dr. Emete Gözügüzelli, “Kaptanın ‘Şirket beni yola çıkmaya zorladı’ demesi de onu cezai sorumluluktan kurtaramaz. Denizcilik hukuku ilkelerine göre kaptanın emre itaatsizlik hakkı ve canı koruma ödevi vardır” ifadelerine yer verdi.

TIKLAYIN – Sigorta eksperlerinden rapor: Girne’de alabora olan gemi önceki fırtınada yara almış, çatlaklara rağmen yola çıkılmış!

Hürriyet’ten Fulya Soybaş‘ın aktardığına göre, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Uluslararası Hukuk Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Emete Gözügüzelli, yolcuların dile getirdiği iddiaların teknik incelemelerle doğrulanması halinde olayın hukuki boyutunun ağırlaşabileceğine dikkat çekti; “Yolcuların dile getirdiği iddialar teknik incelemelerle de doğrulanırsa dosya ‘basit’ bir deniz kazası olmaktan çıkabilir” dedi.

“Bu facia sonrası ortaya çıkan tabloya ‘Denizden dalga geldi, çok büyüktü. Benim elimde olan bir şey değildi’ diye bakılamaz. Özen yükümlülüğünün ihmali ve bir pervasızlık var gibi” diyen Gözügüzelli, deniz kazalarında meteorolojik uyarılar, geminin denize elverişliliği ve tahliyenin nasıl gerçekleştirildiğinin soruşturmanın önemli unsurları olduğunu belirtti. Gözügüzelli, hukuki sorumluluğun yalnızca kaptanla sınırlı olmayabileceğini söyledi:

“Denizde yaşanan bir faciada soruşturmanın seyrini belirleyecek önemli unsurların başında meteorolojik uyarılar, geminin denize elverişliliği ve tahliyenin nasıl gerçekleştirildiği gelmektedir. Yani davanın muhatabı yalnızca kaptan olmayabilir; dava gemi donatanının, işletmeci ve sigorta şirketine kadar uzanabilir. Yanı sıra geminin teknik durumu konusunda şirketin önceden bilgi sahibi olup olmadığının da mutlaka araştırılması gerekmektedir. Eğer şirket, gemi yapısının o dalga boyuna dayanamayacağını gösteren teknik raporları gizlemişse, mürettebatın ehliyetlerinde usulsüzlük varsa ya da bakımlar eksik yapılmışsa cezai sorumluluk şirket yönetimi ve yönetim kuruluna kadar sirayet edebilir.”

Gözügüzelli, şirket yönetiminin olası sorumluluğunun kaptanın sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını belirterek“Kaptanın ‘Şirket beni yola çıkmaya zorladı’ demesi de onu cezai sorumluluktan kurtaramaz. Denizcilik hukuku ilkelerine göre kaptanın emre itaatsizlik hakkı ve canı koruma ödevi vardır” dedi.

Kriz anında tahliyeyi yönetmenin kaptanın asli sorumlulukları arasında bulunduğunu belirten Gözügüzelli, “‘Mayday’ çağrısının ne zaman yapıldığı, geminin ne zaman su almaya başladığı ve ivedilikle ne yapıldığı, can yeleklerinin yeterli olup olmadığı, dağıtılıp dağıtılmadığı, kullanılıp kullanılmadığı, yaşlı ve çocuklara öncelik verilip verilmediği… Hepsi tek tek ceza ve tazminat hukuku açısından kıymetlidir” dedi.

Kaptan ve mürettebatın tahliye sürecindeki tutumunun ayrıca incelenmesi gerektiğini belirten Gözügüzelli, şu ifadeleri kullandı:

“İddialara göre bunun aksine kendisinin ve mürettebatının ilk olarak suya atlayan kişiler olması, ceza sorumluluğu açısından son derece önemlidir. Geminin su aldığını bile bile personelin kapıları kilitlediği ve tahliyeyi geciktirdiği yönündeki iddialar da ağırlaştırıcı sebeplerdendir.”

Kazanın ardından sorumlular açısından uygulanabilecek cezaya ilişkin de değerlendirmede bulunan Gözügüzelli, ölümle sonuçlanan olaylarda yalnızca doğrudan kastın değil, ağır ihmal ve pervasızlığın da cezai sorumluluk doğurabileceğini belirtti.

“Elimizdeki görüntülerle şunu söylemem mümkün: Soruşturma sonunda ağır ihmal ve kusur tespit edilmesi, davanın ağır cezaya gitmesi olası. Böyle bir sonuca varılması halinde mahkemenin sorumlular hakkında ağırlaştırılmış hapis cezası tayin edebileceği kanaatindeyim” diyen Gözügüzelli, kesin hukuki sorumluluğun ise soruşturma ve yargılama sonucunda belirleneceğini ifade etti.

Faciada hayatını kaybedenler ve yaralananlar açısından maddi ve manevi tazminat süreçlerinin de gündeme gelebileceğini belirten Gözügüzelli,“Tazminat konusunda ilk bakışta gemi kaptanı birinci derecede sorumlu gibi görünse de donatan da müştereken ve müteselsilen bundan sorumludur. Sigorta şirketinin de kurallar gereği davaya dahil edilmesi gerekir” dedi.

Hayatını kaybedenlerin yakınlarının da dava sürecine dahil olabileceğini belirten Gözügüzelli, “Hayatını kaybedenlerin eşleri, çocukları veya diğer hak sahipleri tereke üzerinden dava sürecini başlatabilir” ifadelerini kullandı.

( ALINTI www.hurriyet.com.tr/yazarlar/fulya-soybas/faciadan-hukuken-k… )

The post Girne’deki gemi faciasında kritik soru: Hukuken kim sorumlu? first appeared on .

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir